logo
Hattuşa Gezisi ve Tarihi | Yolculuk.com.tr

Hattuşa Gezisi ve Tarihi | Yolculuk.com.tr

Hattuşa Gezisi ve Tarihi | Yolculuk.com.tr - Hattuşa Gezisi ve Tarihi

Hattuşa Gezisi ve Tarihi

Anadolu'nun zengin tarihini keşfetmek isteyenler için UNESCO Dünya Mirası listesindeki 18 değerli yeri gezmek büyük bir fırsat. Bu değerli alanlar içerisinde özellikle antik şehirler dikkat çeker. Hititler, Anadolu'nun ilk büyük uygarlıklarından biri olarak kabul edilir. Bu uygarlığın kalbi olan Hattuşa da bu listede yer almayı sonuna kadar hak ediyor.

Hattuşa, Anadolu'nun tarihine ışık tutan en önemli ören yerlerinden biridir. Türkler bu topraklara gelmeden binlerce yıl önce Hititler bu bölgede bir imparatorluk kurmuştur ve başkentleri Hattuşa, tarih meraklıları için eşsiz bir keşif alanıdır.

 Ankara'nın sadece birkaç saat uzaklığında bulunan bu antik şehir, özellikle hafta sonu gezileri için mükemmel bir destinasyondur. Pandemi döneminde uluslararası seyahatlerin sınırlı olduğu bu dönemde Hattuşa'yı ziyaret etmek, Anadolu'nun derin tarihini yakından tanımak için harika bir fırsattır. Bu nedenle Hattuşa gezisi sizin için tarihi yolculuk yapmanızı sağlayacak unutulmaz bir anı olabilir.

Hattuşa’nın Tarihi ve Önemi

Hattuşa tarihi MÖ 5000'lere dayanıyor. Bu bölge, tarih boyunca Hattiler olarak bilinen yerli bir halka ev sahipliği yaptı. Hattuşa ismi, bu eski uygarlığın kentine "gümüş" anlamına gelen bir isimdi. Ancak bu kültürün izleri, MÖ 1700'lere gelindiğinde Kuşşara Anitta yönetimindeki Hititler tarafından silindi. Bu kralın ölümünün ardından kent yeniden doğdu ve bu kez Hattuşa olarak anılmaya başlandı.

MÖ 1600'lerdeyse, Hititlerin güçlü lideri I. Hattuşili'nin kararıyla Hattuşaş, Anadolu'nun merkezi bir başkent haline geldi. Bu dönemin başlangıcında kentin büyüklüğü sadece 75 hektar olup ilerleyen yıllarda bu alanın 2 kilometrekareye kadar genişlediğine tanık oluyoruz.

Savaşta başarılı olan Hititler, kazandıkları zaferlerin ardından sadece kendi tanrılarına değil aynı zamanda fethettikleri bölgelerin tanrılarına da adanmış tapınaklar inşa ettiler. Bu çeşitlilik Hattuşaş'ı "Bin Tanrılı Ülke" ünvanıyla anılmasını sağladı. Tarih boyunca Hattuşaş, sadece tapınaklarla değil, dev saraylarla da zenginleşti. Tüm bu tarihi özellikleriyle pek çok antik kent severler tarafından Hattuşa nerede sorusu önem kazanıyor.

Hattuşa’nın Kuruluşu ve Hitit İmparatorluğu

Hattuşaş Antik Kenti, yaklaşık 400 yıl boyunca etkileyici Hitit medeniyetine ev sahipliği yapmıştır. Bu eski başkentin en iyi korunmuş yapıları arasında IV. Tudhaliya dönemine özgü tapınaklar, saraylar ve surlar bulunmaktadır. Hititler'in izlerini bıraktığı bu topraklar, tarih boyunca Frigler, Medler, Galatlar, Romalılar ve Bizanslılar gibi pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Türklerin bölgedeki varlığı, 16. yüzyılda Danişmendlilerle, özellikle Melik Ahmet Gazi liderliğinde başlamıştır.

Bu dönemin ardından, Türkmen boylarından olan Maraşlı Dulkadiroğulları, Hattuşaş'a yerleşerek bölgenin demografik yapısını şekillendirmiştir. Daha sonrasında ise bu eşsiz antik kent, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiştir. Hattuşaş'ın benzersiz tarihî ve kültürel değeri, 1986'da UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak tanınmış ve 1988'de milli park statüsüyle koruma altına alınmıştır. Bu nedenle Hattuşa gezisi artık pek çok gezginin listesinde yerini alıyor.

Hattuşa’nın Stratejik Konumu

Hattuşa nerede sorusundan önce bu kentin stratejik konumu hakkında bilgi sahibi olmakta fayda var. Hattuşa, Antik Çağ'da Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olarak bilinir ve günümüzde Türkiye'nin Çorum ilinde yer almaktadır. Bu tarihi kent önemli ticaret yollarının kavşak noktasında yer almaktadır. Bu konumu, şehrin hem ekonomik hem de kültürel olarak zenginleşmesine olanak tanımıştır. Aynı zamanda Hitit İmparatorluğu'na komşu olan diğer devletlerle ilişkilerin sürdürülmesi için stratejik bir konumda bulunuyordu.

Hattuşa'nın yakınında bulunan Kızılırmak Nehri, şehrin su ihtiyacını karşılamış ve tarım için elverişli arazilerin sulanmasına olanak tanımıştır. Aynı zamanda kent tepelerle ve sarp kayalıklarla çevrili bir bölgede konumlanmıştır. Bu sayede düşmanların şehre girmesi zorlaşmış, bu da Hattuşa'nın uzun yıllar boyunca Hititler için güvenli bir başkent olmasını sağlamıştır.

Hattuşa’nın UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Yeri

Hattuşa tarihi UNESCO Dünya mirasına da layık görüldüğü için tescillenmiştir. 1986'da UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde yerini alan Hattuşa tarihsel süreci boyunca Anadolu'nun önemli bir merkezi oldu.

Başlangıçta Hattuşa, ilk sahipleri olan Hattiler'in elindeyken "Hattuş" adıyla anılıyordu. Ancak, Hititlerin yönetimine geçtiğinde ismini "Hattuşa" olarak değiştirdi. M.Ö. 1700'lerde, Kuşşara'nın hükümdarı Anitta'nın şehri fethetmesiyle bu tarihi şehir onun elinde tahrip oldu. Yazılı belgelere göre Anitta, Hititlerin ilk kralı olarak tarihe geçmiştir. Ancak bu yıkımdan yaklaşık bir yüzyıl sonra I. Hattuşili şehri yeniden inşa etti ve bu, 400 yıldan fazla sürecek olan Hitit Uygarlığı için merkezi bir rol oynadı.

Hattuşa'nın UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmesinin ardındaki temel nedenlerden biri, şüphesiz bu kentin Hitit medeniyetine ev sahipliği yapmış olmasıdır. Aynı zamanda bu büyük imparatorluğun tarihine ışık tutan birçok kalıntıya ev sahipliği yapmasıdır.

Hattuşa’da Gezilecek Yerler

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Çorum, bünyesindeki Hattuşaş Antik Kenti ile kültür turizminin en değerli noktalarından birini barındırıyor. Hattuşaş, MÖ 1600 yıllarına dayanan köklü geçmişiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da dikkatini çekiyor. Boğazköy ismiyle de bilinen Hattuşaş, her yıl on binlerce turisti ağırlıyor ve onlara unutulmaz anlar yaşatıyor. Eğer siz de tarihin izlerini solumak, antik çağların büyüsüne kapılmak istiyorsanız kısa bir Hattuşa gezisi yapabilirsiniz.

Hattuşa Şehir Kapısı (Büyükkale)

Hattuşa Şehir Kapısı, Hititler'in tarih sahnesinde bıraktığı izlerin en etkileyici örneklerinden biridir. Bu kapı, başkentlerinde konumlandırdığı beş muhteşem kapıdır. Bu kapılar, dönemin mimari ve sanatsal kabiliyetlerini gözler önüne serer.

Aslan figürleriyle süslenmiş Aslanlı Kapı, gizemli sfenks kabartmalarına ev sahipliği yapan Sfenksli Kapı, ihtişamıyla öne çıkan Kral Kapısı ve yerin derinliklerini simgeler gibi duran Yer Kapısı, Hitit başkentinin sıra dışı yapılarını oluşturur. Bu kapıların her biri Hitit sanatının ve mimarisinin özgün yönlerini yansıtarak, ziyaretçilere döneme dair değerli bilgiler sunar. Hattuşa tatili yapmak isteyenler mutlaka bu kapıları gezmeli ve incelemelidir.

Hattuşaş'ın eski uygarlığının izlerini taşıyan en değerli kalıntıları, geniş bir alana yayılan Yukarı Kent bölgesinde toplanmıştır. Bu tarihi bölge, şehrin çeşitli tapınak ve saraylarına ev sahipliği yapmaktadır ve etrafı koruyucu surlarla çevrilidir. Bu surların üzerinde beş stratejik kapı bulunmaktadır. Sfenksli Kapı, Hattuşaş'ın göz alıcı yüksek bir noktasında yer alır. Doğu ve batıya doğru sırasıyla Kral Kapı ve Aslanlı Kapı bizi karşılar. Ayrıca Yer Kapı ve Yan Kapı da bu antik kentin diğer merak uyandıran alanlarını sunar.

Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı

Hattuşaş Antik Kenti'nde yer alan Yazılıkaya şüphesiz tarihin en büyüleyici yapılarından biridir. Bu muhteşem yer sadece 2 km uzaklıkta yer alarak ziyaretçilere eski bir Açık Hava Tapınağı'nın izlerini sunar. MÖ 13. yüzyıldan kalma bu benzersiz yapı, duvarlarında barındırdığı olağanüstü süslemeleri ile Hititler'in bin tanrılı inanışını ortaya koyar. Hattuşa tarihi bu tapınak sayesinde daha da önem kazanıyor.

Bu tapınaktaki tüm tanrı betimlemeleri etkileyici olmakla birlikte, Fırtına Tanrısı Teşup ve Güneş Tanrıçası Hepat, özellikle merkezi bir öneme sahiptir. Hattuşaş'ın bu eşsiz zenginliklerini daha yakından keşfetmek isteyenler, Çorum ve Ankara'daki Medeniyetler Müzesi'ni ziyaret ederek buradan çıkarılan tarihi eserleri gözler önüne serilen bu müzede inceleyebilirler. Dolayısıyla tüm bu güzelliklere ve inceliklere sahip Hattuşa nerede sorusu gerçekten de önemlidir.

Hattuşa Şehir Harabeleri

MÖ 19. ve 18. yüzyıllarda tarih sahnesinde yerini alan Aşağı Şehir, Asur Ticaret Kolonileri döneminden bu yana ayakta kalmayı başarmış bir mirastır. Bölgede keşfedilen tarihi yazıtlar, şehrin MÖ 18. yüzyılda ciddi bir zarar gördüğüne işaret etmektedir. Bu yazıtlar şehrin kurulmasında büyük fayda sağlayan. Hattuşşili'nin liderliğini de gün yüzüne çıkarmıştır. Hattuşa tarihi, burada her yerde karşınıza çıkacak. Dönemin izlerini taşıyan Aşağı Şehir bölgesi, ziyaretçilere tarihin derinliklerine bir yolculuk imkanı sunmaktadır.

Yukarı Şehir, 1 km²'lik geniş bir alanda konumlanmış, tapınaklar ve kutsal mekanların merkezi olarak öne çıkar. Surlarla çevrili güney bölgesi ve bu surlar üzerinde yer alan beş ayrı kapı bu bölgenin tarihsel ve kültürel önemini vurgular. Coğrafi olarak eğimli bir yapıda bulunsa da tarihi zenginliği ve mimari harikaları ile ziyaretçilerini büyülemeye devam eder. Bu nedenle, Çorum'u ziyaret eden herkesin, Hattuşa tatili yapması tavsiye edilir.

Hattuşa Müzesi

Hattuşa nerede sorusunun önemli olduğu kadar Hattuşa Müzesi nerede sorusu da oldukça önemlidir. Çorum'un Boğazkale bölgesinde konumlanan Boğazköy Müzesi, 12 Eylül 1966 tarihinde ziyarete açılmış olup 2011'de kapsamlı bir yeniden düzenlemeye tabi tutulmuştur. Müze, tarih öncesi dönemlere ışık tutan Hitit başkenti Hattuşa'daki kazılarla ortaya çıkarılan değerli eserleri bünyesinde barındırmaktadır. Müze içerisinde yer alan eserler hem tematik hem de tarihsel sıralama ile ziyaretçilere sunulmuştur.

Zemin katın ilk bölümünde Kalkolitik dönemden başlayarak Eski Tunç ve Asur Ticaret Kolonileri dönemine ait eserlerle karşılaşılır. Daha sonrasında Frig, Galat ve Roma dönemlerine ait tarihi kalıntılarla süreç devam eder ve Doğu Roma Dönemi ile zengin bir tarih yolculuğunu tamamlar. Bu müze, Anadolu'nun köklü tarihini tanımak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir duraktır. Dolayısıyla Hattuşa gezisi, Hattuşa Müzesi’ni de kapsamaktadır.

Hattuşa Antik Kenti'nin eserleri arasında, Sfenksli Kapı'da bulunan iki sfenks oldukça dikkat çeker. Bu tarihi varlıklar 1907 yılında yangın sonrasında büyük bir tahribatla karşı karşıya kaldı. Bu nedenle onları eski ihtişamlarına kavuşturmak amacıyla Berlin'e taşındılar. Bu restorasyon sürecinin ardından, sfenkslerden biri 1924'te İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne iade edildi. Ancak diğer sfenks, 2011 yılına dek Berlin Müzeleri'nin himayesinde kaldı. Şu anda her iki sfenks de 26 Kasım 2011'den bu yana Boğazköy Müzesi'nde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.

Müzenin içerisinde, sfenkslerin korunduğu kapıdan geçildiğinde ziyaretçileri Hitit salonu karşılar. Bu salonda, göz alıcı görsel panolar ve eşsiz eserler eşliğinde Hititlerin devlet ve toplumsal yaşantısına dair detaylar anlatılır. Ayrıca bir taş ustasının canlandırılmasıyla Hitit döneminin sanatsal yönüne de ışık tutulmuştur. Salonun bir üst katında ise Hititlerin dini ritüelleri, askeri organizasyonu, yazı sistemleri ve kazı esnasında ortaya çıkarılan değerli materyaller üzerine detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Hattuşa'nın etkileyici bir maketi de bu katta yerini almıştır. Müzenin geniş bahçesinde ise, Hititlerden kalan sfenkslerin yanı sıra hiyeroglif yazıtlar, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait özgün taşlar ve mezar taşları ziyaretçilere sunulur. Hattuşa tarihi bu müzede yoğun bir şekilde hissedilmektedir.

Hattuşa’nın Kültürel ve Arkeolojik Önemi

Hattuşa hem arkeolojik hem de kültürel açıdan dünya tarihi için büyük bir öneme sahiptir. Hititler, M.Ö 1600-1180 yılları arasında Anadolu’da hüküm süren önemli bir devlettir. Hattuşa, bu medeniyetin politik, dini ve kültürel merkezi olmuştur. Şehir, bu dönemde yapılan anlaşmalar, fermanlar ve dini metinlerin yazılı olduğu binlerce çivi yazılı tablet ile ünlüdür.

Hattuşa'da yapılan kazılar, Hitit mimarisinin özgün yapısını ortaya koymuştur. Büyük tapınaklar, kraliyet sarayları, depo binaları ve şehir surlarıyla çevrili bu başkent, mimari planlama açısından oldukça önemlidir. Şehirde bulunan birçok kabartma, heykel ve freskler, Hitit sanatının ve estetiğinin mükemmel örnekleridir. Bu eserler, Hititlerin sanatsal yaratıcılığına ve dini ritüellerine dair detaylı bilgiler sunar. Aynı zamanda Hattuşa, 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Bu da kentin ne denli önemli ve görülmeye değer bir yer olduğunu damgalamaktadır.

Hitit Yazıtları ve Hattuşili Anıtları

Hattuşa'da bulunan çivi yazılı tabletler, Hitit dili hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Bu tabletler sayesinde, Hitit hukukundan, dini inançlarına, uluslararası ilişkilerine kadar pek çok konuda bilgi edinmek mümkündür.

Arkeolojik Kazılar ve Keşifler

Son dönemlerde Hattuşa'daki kazı çalışmalarında bir değişim görmekteyiz. Önceki yıllarda odak nokta genellikle saraylar, tapınaklar ve devlet yapıları üzerineyken, şimdilerde kentin günlük yaşamına, ekonomisine ve farklı bölgeler arasındaki ilişkilere daha fazla dikkat edilmektedir. Bu değişiklik, Hattuşa’nın sadece resmi yapıları değil aynı zamanda sivil toplumunun nasıl işlediğini de daha iyi anlamamıza olanak tanıyor.

Yıllar süren Yukarı Şehir'deki kazı çalışmalarının ana hedefi bu bölgenin yerleşim tarihini ve gelişimini aydınlatmaktı. İlk başta yalnızca tapınak ve resmi yapılarla sınırlı kalan kazılar, daha sonra Yukarı Şehir’de sivil yerleşimin olup olmadığı sorusunu da gündemimize taşıdı. Son dönemde elde edilen bulgular, 1930'lu yıllardan bu yana savunulan tarihlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Buna göre Yukarı Şehir'deki yerleşim MÖ 13. yüzyıldan ziyade MÖ 1530 civarında başlamış ve buradan yayılmış. Bu bölgede sivil yaşama ait kalıntıların yanı sıra askeri yapıların varlığını da gözlemlenmektedir.

Son zamanlarda Hattuşa tarihi daha kapsamlı incelemek adına Aşağı Şehir’de de kazılara yoğunlaşıldı. Bu kazılar, Assurlu tüccarların Hattuš karum'unda faaliyet gösterdiğini ve Hitit öncesi dönemle Hitit Dönemi arasında doğal bir evrimsel bağlantının bulunduğunu doğruluyor. Ayrıca, bu iki dönem arasında yaşam biçimleri, konut yapıları ve ekonomik yöntemlerin benzerliği dikkat çekiyor. Ancak ilginç bir şekilde Aşağı Şehir'de bulunan bu mahalle, MÖ 15. yüzyılın başlarında terkedilmiş, bu da Büyük Tapınak'ın şehrin panoramasında daha belirgin bir yer edinmesine olanak tanımıştır.

Hitit Sanatı ve Hattuşa’da Bulunan Eserler

Hattuşa nerede sorusunun yanıtını öğrenenler buradaki eserleri de merak ediyor. Hattuşa kentinde birbirinden farklı eserleri görmeniz mümkündür. Hattuşa’da bulunan en önemli eserler şunlardır:

·      Kral Kapısı

·      Büyük Tapınak

·      Açıkhava Tapınağı

·      Bitik Amforyası

·      Kent Kapısı

·      Dövlek Heykelciliği

·      Geyik Biçimli Rhyton

·      Aslanlı Kapı

·      Büyükkale

Hattuşa Gezisi ve Pratik Bilgiler

Hattuşa gezisinden önce Hattuşa yol tarifi hakkında bilgi almanızda fayda var. Aşağıdaki bilgilerle Hattuşa’nın nerede olduğunu ve nasıl gidildiğini öğrenebilirsiniz.

Hattuşa’ya Nasıl Gidilir?

Hattuşa yol tarifi için yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Öncelikle buraya sadece arabayla gidildiğini belirtmek gerek. Hattuşaş'a Çorum'dan ulaşmak için en iyi yol D795 üzerinden Boğazköy yolu kullanarak Hisar Mahallesi'ndeki istikameti takip etmektir. Arabanızla bu rotayı tercih ederseniz, sorunsuz bir şekilde Hattuşaş'a varabilirsiniz. Eğer yolculuğunuza Alacahöyük'ten başlamayı düşünüyorsanız Kırıkkale-Tokat Yolu'na bağlanarak, oradan Boğazköy Yolu'nu kullanarak Hisar Mahallesi'ndeki Hattuşaş Ören yerine kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

Giriş Ücretleri ve Ziyaret Saatleri

Yaz mevsiminde 1 Nisan'dan 1 Ekim'e kadar olan dönemde saat 08.00'den 19.00'a kadar ziyaret edilebilir. Kış mevsiminde 1 Ekim'den 1 Nisan'a dek olan süreçte ise, ziyaret saati 08.00'den 17.00'ye kadardır. Ayrıca, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından oluşturulan yönergeler doğrultusunda müze ve ören yerlerine girişler için belirlenen kurallar mevcuttur. Bu kuralların 10. maddesi gereği; dini bayramların ilk günü, saat 13:00'e kadar bu yerler kapalıdır.

Hattuşa Gezi Tavsiyeleri

Hattuşa tarihi geniş bir alana yayılmıştır. Bolca yürüyüş yapacağınız için yanınızda su ve enerji verecek atıştırmalıklar bulundurmanız iyi olacaktır. Ayrıca tarihi açıdan zengin olan bir bölge olduğu için çeşitli arkeolojik yapılar vardır. Bu nedenle Hattuşa gezisi için rahat kıyafet ve ayakkabı giymeniz sizin için daha iyi olabilir. Hattuşa, benzersiz bir tarihi atmosfere sahip. Bu atmosferi ölümsüzleştirmek adına fotoğraf makinenizi yanınızda bulundurmanızı öneririz.

Benzer İçerikler

İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler
Bern Gezilecek Yerler
Bern Gezilecek Yerler
Beşikdüzü Gezilecek Yerler
Beşikdüzü Gezilecek Yerler
Gazlıgöl Gezilecek Yerler
Gazlıgöl Gezilecek Yerler
Kuzuluk Gezilecek Yerler
Kuzuluk Gezilecek Yerler
Prizren Gezilecek Yerler
Prizren Gezilecek Yerler
Akdağmadeni Gezilecek Yerler
Akdağmadeni Gezilecek Yerler
Daday Gezilecek Yerler
Daday Gezilecek Yerler
Değirmendere Gezilecek Yerler
Değirmendere Gezilecek Yerler
Ömerli Gezilecek Yerler
Ömerli Gezilecek Yerler
Novi Sad Gezilecek Yerler
Novi Sad Gezilecek Yerler
Hattuşa Gezisi ve Tarihi
Hattuşa Gezisi ve Tarihi
Trabzon'da Gezilecek Yerler
Trabzon'da Gezilecek Yerler
Prag Gezilecek Yerler
Prag Gezilecek Yerler
Gökçeada Gezilecek Yerler
Gökçeada Gezilecek Yerler
Havran Gezilecek Yerler
Havran Gezilecek Yerler
Lizbon Gezilecek Yerler
Lizbon Gezilecek Yerler
Silopi Gezilecek Yerler
Silopi Gezilecek Yerler
Vakfıkebir Gezilecek Yerler
Vakfıkebir Gezilecek Yerler
Erdemli Gezilecek Yerler
Erdemli Gezilecek Yerler
Finike Gezilecek Yerler
Finike Gezilecek Yerler
Silivri'de Gezilecek Yerler
Silivri'de Gezilecek Yerler
Ahlat Gezilecek Yerler
Ahlat Gezilecek Yerler
Nallıhan Gezilecek Yerler
Nallıhan Gezilecek Yerler
Yunanistan'da Gezilecek Yerler
Yunanistan'da Gezilecek Yerler
Çamlıdere Gezilecek Yerler
Çamlıdere Gezilecek Yerler
Geyikli Gezilecek Yerler
Geyikli Gezilecek Yerler
İspanya'da Gezilecek Yerler
İspanya'da Gezilecek Yerler
Kumluca Gezilecek Yerler
Kumluca Gezilecek Yerler
Mersin Erdemli Gezilecek Yerler
Mersin Erdemli Gezilecek Yerler
Muğla Merkez Gezilecek Yerler
Muğla Merkez Gezilecek Yerler
Samsun'da Gezilecek Yerler
Samsun'da Gezilecek Yerler
Trakya Gezilecek Yerler
Trakya Gezilecek Yerler
Çekmeköy Gezilecek Yerler
Çekmeköy Gezilecek Yerler
Çerkezköy Gezilecek Yerler
Çerkezköy Gezilecek Yerler
Akçaabat Gezilecek Yerler
Akçaabat Gezilecek Yerler
Antalya Kalkan Gezilecek Yerler
Antalya Kalkan Gezilecek Yerler
Batı Karadeniz Gezilecek Yerler
Batı Karadeniz Gezilecek Yerler
Darende Gezilecek Yerler
Darende Gezilecek Yerler
Bolu Gezilecek Yerler
Bolu Gezilecek Yerler
Amsterdam'da Gezilecek Yerler
Amsterdam'da Gezilecek Yerler
Budva'da Gezilecek Yerler
Budva'da Gezilecek Yerler
İrlanda'da Gezilecek Yerler
İrlanda'da Gezilecek Yerler
İsveç'te Gezilecek Yerler
İsveç'te Gezilecek Yerler
İsviçre'de Gezilecek Yerler
İsviçre'de Gezilecek Yerler
Kapadokya'da Gezilecek Yerler
Kapadokya'da Gezilecek Yerler
Karadağ'da Gezilecek Yerler
Karadağ'da Gezilecek Yerler
Karadeniz’de Kamp Yapılacak Yerler
Karadeniz’de Kamp Yapılacak Yerler
Salda Gölü
Salda Gölü
Urfa Sıra Geceleri
Urfa Sıra Geceleri
Cunda Adası Gezilecek Yerler
Cunda Adası Gezilecek Yerler
Ürdün Gezi Rehberi
Ürdün Gezi Rehberi
Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi
Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi
Londra Gezilecek Yerler
Londra Gezilecek Yerler
Paris Gezilecek Yerler
Paris Gezilecek Yerler
Frankfurt Gezilecek Yerler
Frankfurt Gezilecek Yerler
Profesyonel bir sürücü müsünüz? Şehrinizde ATL Sürücüsü Olun

Profesyonel bir sürücü müsünüz? Şehrinizde ATL Sürücüsü Olun

Sürücü ekibimize katılın ve küresel ATL deneyiminin bir parçası olun. ATL, sizi havaalanından veya limandan bir transfere ihtiyaç duyan ve şehre sıcak bir giriş yapmak isteyen gezginlerle bağlantı kurar.

HEMEN KAYIT OL!